Temelde, balkon ve teraslar çoğu evde yılın büyük bölümünde atıl duruyor. Oturma odası renk seçimi ile ilgili doğru zemin, gölgelik ve oturma düzeni tercihleri, birkaç metrekareyi evin en sevilen köşesine çeviriyor. Dış mekâna uygun malzeme seçimini ayrıntılı ele aldık.
Temelde, kucuk olcekli isleri kendiniz yaparak hem tasarruf edersiniz hem de mekanla baginiz guclenir. Oturma odası renk seçimi ile ilgili raf takmak, kasnak boyamak ya da kilif dikmek yeni baslayan icin uygun projelerdir.
Dogru alet, isin kalitesini beklenenden fazla etkiler. Oturma odası renk seçimi konusunda temiz bir sonuc icin su terazisi, kaliteli macun ve maskeleme bandi vazgecilmezdir.
Oturma odası renk seçimi konusunda yapilacak degisiklikler tasiyici sistemi, ortak alanlari veya dis cepheyi etkiliyorsa izin gerektirir. Kat mulkiyeti mevzuati kapsaminda ortak alanlarda yapilan mudahaleler icin kat malikleri kurulunun karari aranir. Kiraciysaniz mal sahibinden yazili onay almak sonradan cikacak anlasmazliklari onler.
Çoğu senaryoda, oturma odası renk seçimi ile ilgili tesisat ve elektrik islerinde yetkili kisilerle calismak yalnizca guvenlik degil, ayni zamanda sigorta acisindan da onemlidir. Belgesiz yapilan mudahaleler hasar durumunda tazminat hakkini zayiflatabilir. Yapilan islerin fatura ve sozlesmelerini saklamak her zaman lehinize olur.
Oturma odası renk seçimi konusunda saglikli bir sonuc almanin yolu, uygulamayi asamalara bolmekten gecer. Once zemin ve duvar gibi sabit yuzeyler, ardindan mobilya yerlesimi, en son da tekstil ve aksesuar tamamlanir. Her asama bitiminde geri cekilip mekana butun olarak bakmak, kucuk sapmalari erken fark etmeyi saglar.
Bununla birlikte, oturma odası renk seçimi ile ilgili calismaya baslamadan once mekanin olculerini kagida dokmek ve mobilyalarin yerlesim akisini belirlemek gerekir. Plan netlestikten sonra malzeme listesi cikarilir ve uygulama sirasi en kaba isten en ince detaya dogru kurgulanir. Bu sira korundugunda hem zaman hem de butce kaybi ciddi olcude azalir.
Kısaca, mekanin en genis iki yuzeyi zemin ve duvarlardir; bu ikisi uyusmadiginda eklenen hicbir parca sonucu kurtaramaz. Once zeminin renk sicakligini belirleyip duvar tonunu ona gore secmek daha guvenli bir yoldur.
Koyu zemin acik duvarla, desenli duvar sade zeminle daha rahat calisir. Ayni anda iki yuzeyde birden hareket istemek odayi kucuk ve yorucu gosterir.
Çoğu zaman, perde, hali, kirlent ve ortu gibi yumusak yuzeyler mekanin sicakligini belirler. Tek bir kumas turune baglanmak yerine ince, kalin ve dokulu parcalari birlikte kullanmak derinlik yaratir.
Çoğu senaryoda, bir mekanin konforu, icinde nasil yurudugunuzle olculur. Ana gecis akslarinda en az altmis santim serbest genislik birakmak, gunluk kullanimda buyuk fark yaratir.
Pratikte, oturma gruplarinda mesafeler de onemlidir; sehpa ile koltuk arasi cok acildiginda sohbet dagilir. Kapi kanatlarinin ve cekmecelerin acilim alanlarini plana isaretlemek sonradan yasanacak carpismalari onler.
Çoğu zaman, akustik ozellikle acik planli evlerde ve ev ofisi kullaniminda belirginlesir. Ses yansimalarini kirmak icin karsilikli iki bos duvardan birini tekstil veya panelle yumusatmak yeterlidir.
Oturma odası renk seçimi ile ilgili butce hazirlarken toplam tutari uc bolume ayirmak isleri kolaylastirir: sabit isler, mobilya ve tamamlayici detaylar. Genel egilim butcenin yarisini sabit ve uzun omurlu kalemlere ayirmak yonundedir. Ayrica beklenmedik giderler icin yuzde on ila on bes arasinda pay birakmak gerekir.
Sıklıkla, masif ahşap, doğal taş, seramik ve tam deri gibi malzemeler ilk yatırımda pahalı görünse de on yılı aşan kullanım ömürleriyle kendini amorti eder. Yoğun kullanılan yüzeylerde suntalam yerine lake veya kaplama kalınlığı yüksek ürünleri tercih etmek şişme ve kabarma riskini düşürür. Tekstilde ise metrekare ağırlığı yüksek, sürtünme dayanımı test edilmiş kumaşlar daha geç yıpranır.
Mobilya düzenini değiştirmek yerine tekstil ve aksesuar üzerinden hareket etmek en pratik yöntemdir. Kışın kadife, yün ve koyu tonlar; yazın keten, pamuk ve açık renkler mekânın algısını hızla dönüştürür. Yastık kılıfları, ince örtüler ve birkaç vazo değişimiyle bütçe zorlamadan yeni bir hava elde edilir.}
Çoğunlukla, en yaygın hata ölçü almadan mobilya satın almak ve tüm parçaları duvara yaslamaktır; bu düzen odayı hem boş hem de dağınık gösterir. Halının küçük seçilmesi, perdenin pencere hizasından asılması ve tabloların çok yükseğe yerleştirilmesi de oranları bozar. Alışverişe başlamadan önce basit bir kroki çizmek bu hataların büyük bölümünü önler.
Çoğu senaryoda, vintage mobilya kavramı, mekânın genel karakterini belirleyen ve diğer seçimleri yönlendiren bir başlangıç noktası olarak düşünülebilir. Uygulamada önce bu ögeyi merkeze alıp çevresindeki renk, doku ve mobilya kararlarını ona göre şekillendirmek daha tutarlı bir sonuç verir. Tek bir odada birden fazla güçlü ögeyi yarıştırmamak, bütünlüğü korumanın en kolay yoludur.
Özetle, dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Genel olarak, oturma odası renk seçimi seçerken bir uzmandan görüş almak, özellikle taşıyıcı duvar, tesisat ve zemin gibi geri dönüşü zor konularda ciddi zaman kazandırır.