Uygulamada, malzeme seçimi, dekorasyonun görünmeyen ama en belirleyici tarafıdır. Parke zemin seçerken ahşap, metal, cam ve dokuma yüzeylerin bir arada nasıl davrandığını bilmek sonucu doğrudan etkiliyor. Hangi malzemenin nerede uzun ömürlü olduğunu inceledik.
Uzun omurlu, tamir edilebilir ve yerel uretilmis parcalar hem butceye hem cevreye iyi gelir. Parke zemin ile ilgili tercihlerde malzemenin nereden geldigi ve nasil bertaraf edilecegi de hesaba katilmalidir.
Çoğu durumda, sertifikali ahsap, dusuk salimli boya ve geri donusturulmus tekstil secenekleri artik kolay bulunuyor. Parke zemin secerken bir parcayi iki kez almak yerine bir kez dogru almak en cevreci karardir.
Parke zemin konusunda saglikli bir sonuc almanin yolu, uygulamayi asamalara bolmekten gecer. Once zemin ve duvar gibi sabit yuzeyler, ardindan mobilya yerlesimi, en son da tekstil ve aksesuar tamamlanir. Her asama bitiminde geri cekilip mekana butun olarak bakmak, kucuk sapmalari erken fark etmeyi saglar.
Parke zemin ile ilgili calismaya baslamadan once mekanin olculerini kagida dokmek ve mobilyalarin yerlesim akisini belirlemek gerekir. Plan netlestikten sonra malzeme listesi cikarilir ve uygulama sirasi en kaba isten en ince detaya dogru kurgulanir. Bu sira korundugunda hem zaman hem de butce kaybi ciddi olcude azalir.
Genellikle, yerlesim hatalarinin buyuk bolumu yanlis olcuden dogar; kapi kanadinin acilma yonu ya da radyator derinligi unutulunca parca odaya sigmaz. Parke zemin ile ilgili her karardan once duvar duvar olcu almak zaman kazandirir.
Portmanto yaklasimi ile klasik cozumler arasindaki fark cogunlukla dayaniklilik ve degistirilebilirlik noktasinda ortaya cikar. Kisa vadede ekonomik gorunen bir tercih, uc yil icinde yenilenmek zorunda kalindiginda avantajini kaybeder. Bu yuzden karsilastirmayi toplam sahip olma maliyeti uzerinden yapmak gerekir.
Parke zemin konusunda karar verirken benzer islevi goren secenekleri yan yana koymak faydali olur. Maliyet, uygulama suresi, bakim yuku ve estetik esneklik dort temel karsilastirma basligidir. Cogu zaman en pahali secenek degil, kullanim senaryosuna en uygun olan kazanir.
Goze hos gelen mekanlarin arkasinda cogunlukla basit oran kurallari vardir: bir odak, ona esli iki tamamlayici ve bos birakilmis nefes alanlari. Her seyi esit buyuklukte dagitmak monotonluk yaratir.
Genellikle, simetri huzur, asimetri hareket hissi verir; ikisini ayni evde farkli odalarda kullanmak dengeli bir bütün olusturur. Yukseklikleri kademelendirmek de goz akisini dogal hale getirir.
İlk bakışta, ayri bir oda ayirmak mumkun degilse, calisma alanini gorsel olarak sinirlamak gerekir. Bir paravan, farkli bir hali veya duvarda tek renk degisikligi bile zihinsel siniri kurmaya yeter.
Kural olarak, odanın aldığı doğal ışık miktarı renk kararının en belirleyici unsurudur; kuzeye bakan loş mekânlarda sıcak ve kırık tonlar, bol ışık alan odalarda ise soğuk ve doygun renkler daha dengeli durur. Genel kural olarak üç renkli bir palet kurup bunları yüzde altmış, otuz ve on oranında dağıtmak görsel bütünlük sağlar. Boya kararını vermeden önce duvarda deneme yapıp rengi günün farklı saatlerinde gözlemlemek yanılma payını azaltır.
Masif ahşap, doğal taş, seramik ve tam deri gibi malzemeler ilk yatırımda pahalı görünse de on yılı aşan kullanım ömürleriyle kendini amorti eder. Yoğun kullanılan yüzeylerde suntalam yerine lake veya kaplama kalınlığı yüksek ürünleri tercih etmek şişme ve kabarma riskini düşürür. Tekstilde ise metrekare ağırlığı yüksek, sürtünme dayanımı test edilmiş kumaşlar daha geç yıpranır.
Pratikte, dar alanlarda ayaklı ve zeminden yükseltilmiş mobilyalar tercih etmek, gözün altta boşluk görmesini sağladığı için mekânı ferahlatır. Depolama alanlarını duvarın yukarısına taşımak, açık raf yerine kapaklı dolap kullanmak ve tek bir büyük ayna ile ışığı çoğaltmak da işe yarayan yöntemlerdir. Çok sayıda küçük obje yerine az sayıda büyük parça kullanmak dağınık görüntüyü önler.
Çoğu zaman, parke zemin konusunda küçük bir köşeden başlayıp sonucu görmek, hem motivasyonunuzu artırır hem de bütçenizi kontrol altında tutar.