Aphrae Dekorasyon

Ev Ofisini Verimli ve Stilli Dizaynlamak

Üç yıl önce salonun bir köşesindeki yemek masasında çalışmaya başladığımda, akşam olduğunda sırtımın nasıl ağrıdığını hâlâ hatırlıyorum. Laptop kapağını kapatıp kalktığımda iş bitmiyordu; çünkü masa hem yemek masası hem ofisti, kafamda da mesai hiç bitmiyordu. O günden bugüne kendi evimde üç farklı çalışma köşesi kurdum, bir kısmını yanlış yaptım, bir kısmını da gerçekten işe yarar hale getirdim. Aşağıda anlattıklarım kitaptan okuduğum şeyler değil, kendi denediğim ve sonucunu gördüğüm adımlar.

Ev ofisi dekorasyon işini ben iki soruyla özetliyorum: Bu köşede saatlerce oturabiliyor muyum ve buraya oturduğumda kafam işe geçiyor mu? Geri kalan her şey bu iki sorunun süsü.

Adım Adım Kendi Çalışma Köşenizi Kurmak

  1. Önce yeri seçin, mobilyayı sonra.

    Ben ilk hatamı burada yaptım; masayı boş duvarın önüne koydum, sonra o duvarın gün boyu karanlık kaldığını fark ettim. İkinci denemede evi bir hafta gözlemledim: hangi köşe sabah aydınlanıyor, hangi köşeden ev halkı sürekli geçiyor, telefonla konuşurken sesim nereye gidiyor? Sonuçta pencereye yan duran bir konum seçtim. Pencereye arkanızı verirseniz ekranda yansıma, karşıya bakarsanız gün boyu göze vuran ışık oluyor. Yan konum ikisini de çözüyor.

  2. Sandalyeye masadan daha çok bütçe ayırın.

    Bunu geç öğrendim. Güzel görünen ama bel desteği olmayan bir sandalyeyle altı ay çalıştım, sonra fizyoterapiye giden para sandalyenin iki katıydı. Aradığınız şey basit: yüksekliği ayarlanabilsin, bel çukurunuzu destekleyen bir kavis olsun, oturduğunuzda ayak tabanlarınız yere tam bassın. Denemeden almayın; on dakika oturup kalkın, sırtınızın nereye yaslandığını hissedin.

  3. Masa yüksekliğini ve ekran hizasını ayarlayın.

    Dirsekleriniz masada yaklaşık dik açı yapacak şekilde oturun. Ekranın üst kenarı göz hizanızda ya da bir parmak altında olsun. Bende laptop kullandığım için ekran çok aşağıdaydı ve boynum sürekli öne eğikti; laptopu bir yükselticiye alıp ayrı klavye kullanmaya başladığımda boyun ağrım iki hafta içinde geçti. Yükseltici almak istemiyorsanız sağlam bir kutu ya da birkaç kalın kitap da aynı işi görüyor.

  4. Aydınlatmayı katmanlayın.

    Tek bir tepe lambasıyla çalışmak beni akşamları çok yoruyordu. Şimdi üç katman var: gündüz doğal ışık, tavandan yumuşak bir genel aydınlatma ve masada yönlendirilebilir bir çalışma lambası. Lambayı yazı yazan elinizin ters tarafına koyun, yoksa eliniz kâğıda gölge düşürüyor. Ampul renginde de tercihim net: çalışma lambasında nötr-beyaz ton, odanın genel ışığında daha sıcak ton. Aydınlatmanın atmosfer üzerindeki etkisini anlatan ayrı bir rehberimiz var, oradaki katman mantığı çalışma köşesinde birebir işliyor.

  5. Kabloları ilk gün toparlayın.

    "Sonra düzenlerim" dediğim kablolar bir yıl boyunca ayağımın altında kaldı. Çözüm ucuz: masanın altına vidalanan bir kablo sepeti, birkaç cırt bant ve prizi masaya sabitlemek. Görüntü kirliliği azalınca masada çalışma isteğim gerçekten arttı, bunu abartmıyorum.

  6. Dikey depolamayı kullanın.

    Küçük evde yerden alan çalmak istemiyorsanız yukarı bakın. Masanın üstüne monte ettiğim iki raf, evraklarımı ve iki kutu kırtasiyeyi masa yüzeyinden kurtardı. Kural olarak masa yüzeyinde günlük kullandığım şeyler dışında hiçbir şey durmuyor. Alanı verimli kullanma konusunda mobilya yerleşimi rehberindeki ölçü alma alışkanlığını ben de bu köşede uyguladım; raf yerini duvara maskeleme bandıyla işaretleyip iki gün öyle bıraktım, göz alışınca vidayı attım.

  7. Renk ve doku ile odayı sakinleştirin.

    Çalışma köşesinde çok canlı renklerle denedim, dikkatimi dağıttı. Şimdi duvar kırık beyaz, masa ahşap tonu, tekstilde ise koyu yeşil bir aksan var. Renk seçimi rehberinde anlatılan "iki nötr, bir aksan" yaklaşımı burada işe yarıyor. Ayrıca ayağınızın altına küçük bir kilim atın; ses yansımasını kesiyor, video görüşmelerinde bile fark ediliyor.

  8. Sınırı fiziksel olarak çizin.

    Ayrı bir odam olmadığı için köşemi bir kitaplıkla salondan ayırdım. Paravan, açık raf, hatta tavandan inen bir perde de aynı işi görüyor. Bu ayrım psikolojik olarak beklediğimden çok daha etkili oldu: o çizgiyi geçince iş modu açılıyor, akşam kapatıp çıkınca kapanıyor.

  9. En sonda kişiselleştirin.

    Bir saksı bitki, çerçeveli tek bir baskı, sevdiğim bir kupa. Aksesuar konusunda kendime koyduğum kural şu: masaya giren her yeni obje için bir tanesi çıkacak. Az sayıda ama sevdiğiniz parçalar, kalabalık bir masadan çok daha motive edici.

Sık Yapılan Hatalar