Salonumu bohem tarzda toparlamaya karar verdiğimde elimde ne bütçe ne de plan vardı; sadece bir eski kilim, iki hasır sepet ve "burası daha sıcak olabilir" hissi. Üç haftalık bir uğraş sonunda misafirlerin "burada oturmak insanı yavaşlatıyor" dediği bir oda çıktı. O süreçte öğrendiklerimi, yaptığım hataları da saklamadan anlatacağım. Bohemyen dekorasyon nasıl yapılır sorusunun cevabı aslında alışverişte değil, biriktirmede ve katmanlamada saklı.
Bohem, kurallarını kendisi koyan bir tarz. Ama "kural yok" cümlesi çoğu kişide "ne olsa olur" gibi bir yanlış anlamaya dönüşüyor. Ben de ilk denemede odayı bir ikinci el dükkânına benzettim. Farkı yaratan şey şu: bohem odalarda renkler serbest, dokular zengin ama bir arada tutan bir omurga var. O omurgayı kurmadan aksesuara başlamak boşa emek.
İlk yaptığım şey her şeyi çıkarmak oldu. Duvarlar kirli beyaz, zemin laminat kaldığında odanın gerçek boyutunu ve ışığın hangi saatte nereye düştüğünü gördüm. Bohemde arka plan sakin olmalı; kırık beyaz, açık bej, kum veya çok açık gri. Renk cesaretini duvara değil tekstile saklıyoruz. Renk paletiyle boğuşuyorsan sitedeki renk seçimi rehberindeki 60-30-10 mantığı burada da işe yarıyor.
Ben kiremit, hardal ve devetüyünü ana renk aldım, vurguya petrol mavisi koydum. Aldığım her tekstili bu dörtlüye sordum; uymayanı almadım. Bu tek karar odayı karmaşadan kurtardı. Bohem "her renk bir arada" değil, aynı ısıda renkler bir arada demek.
Bohem salonun kalbi halıdır. Büyük, düz dokuma jüt bir hasır halıyı taban yaptım, üstüne köşesi taşacak şekilde etnik desenli daha küçük bir kilim attım. İki halıyı üst üste koymak odaya anında derinlik veriyor. Halı, oturma grubunun ön ayaklarının altına girecek kadar büyük olsun; küçük halı odayı da küçültüyor.
Kanepemi değiştirmedim; ketene yakın dokuda krem bir kılıf geçirdim. Yanına yer minderleri, bir hasır puf ve tek kişilik salıncak yerine sabit bir örgü koltuk koydum. Bohemde yere yakın oturma hissi önemli. Mobilyaları duvara yapıştırmak yerine birkaç santim öne çekmek, sohbet çemberi kurmak odayı rahatlatıyor; mobilya yerleşimi ve alan kullanımı üzerine yazdığımız bölümdeki "yüzen düzen" mantığı tam bu.
Benim odada keten, jüt, rattan, makrome ve ahşap var. Kırlentlerin hepsi farklı: biri püsküllü, biri kabartma dokuma, biri düz keten. Aynı desenden altı tane almak yerine farklı desen aynı palet kuralını uyguladım. Tek başına sıkıcı duran parçalar bir arada durunca zenginleşiyor.
Bohemin bitki olmadan olmuyor. Büyük yapraklı bir bitki köşede yükseklik verir, sarkan bir sarmaşık rafta hareket yaratır. Işığı az olan salonda ısrar etmek yerine az ışıkla yaşayan türleri seçtim; kuru pampas ve okaliptüs demeti de boşlukları doldurdu.
Tavandaki tek beyaz avizeyi kapattım. Yerine hasır abajurlu bir lambader, iki masa lambası ve rafta gizli bir şerit ışık kullandım. Ampullerin hepsi sıcak tonda. Aydınlatma ile ev atmosferi yaratma konusundaki en net tecrübem şu: üç ayrı ışık kaynağı, en pahalı mobilyadan daha çok fark yaratıyor.
Makrome bir duvar askısı, ahşap çerçeveli iki çizim, hasır tabaklar ve bir ayna astım. Aynayı pencerenin karşısına koyup ışığı çoğalttım. Duvar tasarımı yaparken parçaları yere dizip düzeni önce orada denemek beni birçok fazla delikten kurtardı.
Seyahatten getirdiğim küçük seramik, ikinci el kitaplar, bir tepside mumlar. Bohem tarzı özel yapan şey burası; hazır set alarak elde edilmiyor. Aksesuarları tek tek dağıtmak yerine üçlü gruplar halinde topladım, oda derli toplu göründü.
| Aşama | Yapılacak |
|---|---|
| Zemin | Nötr duvar, katmanlı iki halı |
| Renk | Üç toprak tonu + bir vurgu rengi |